1. HABERLER

  2. YÖREDEN HABER

  3. RİZE

  4. Aksiyon Dergisi'nde Pazar tanıtımı
Aksiyon Dergisi'nde Pazar tanıtımı

Aksiyon Dergisi'nde Pazar tanıtımı

Aksiyon dergisi, son sayısında Pazar'ı tanıttı. Cemal Kalyoncu imzalı haberde kullanılan başlık ise 'Çayeli'nden öteye Atina' şeklinde çıktı.

A+A-

CEMAL A. KALYONCU
Türkiye’nin de bir Atina’sı var. Burası Rize’nin Çayeli’nden sonraki ilçesi. Mühendislik okumuş Murat Hiçyılmaz, Peluli olan aile unvanlarının peşine düşünce Pazar Nüfus Kütüğü dâhil pek çok tarihî çalışmanın içinde bulmuş kendisini.

Burası Atina. Burada halk isyanları yok. Sokaklar isyancılara teslim değil. Herkes kendi hâlinde. Kıbrıs sorunu da yok burada. Türkiye sorunu hiç yok. Hatta Türkiye ile sorunlar aynı. Burası Rize’ye 37 km uzaklıkta; güneyinde Hemşin, doğusunda Ardeşen, batısında Çayeli bulunan bir yerleşim yeri. Nasıl yani diyenlere açıklayalım. Atina, Rize’nin Pazar ilçesinin eski ismi. Rize’nin en eski ilçesi olan Atina, 1928 yılına kadar bu isimle anılmış. Eskiler bu tarihe kadar Atina demiş, bugün ileri yaşlarda olanlar arasında yine aynı isimi kullananlar hâlen var. Yani burası Reha Muhtar’ın ‘yıllarca’ bildirdiği o Atina değil.

Atina’yı gündemimize getiren Murat Ümit Hiçyılmaz. Hiçyılmaz, henüz lise talebesi iken tuhaf diye addettiği aile unvanlarını merak eder ve ne olduğunu çözmeye çalışır. Köyünün ihtiyarlarına ilk soruyu sorunca, gerisi çorap söküğü gibi gelir. Sohbetlerin ucu, onun, bu konuda önemli isimler olan İshak Güven Güvelioğlu, Muhammet Safi gibi isimlerle tanışmasına vesile olur. Önce onlardan yardım ister, Osmanlı arşivleri hususunda. Sonra kendisini de onların içinde bulur.

1981 yılında Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Başköy’de doğan Hiçyılmaz, Pazar Lisesi’nin ardından eğitimine 19 Mayıs Üniversitesi’nde devam etmiş. Çevre Mühendisliği eğitimi alan Hiçyılmaz, Ümraniye Belediyesi’nde mühendis olarak çalıştıktan sonra memleketine dönmüş. Bugün Hemşin Organik Çay Fabrikası’nda çalışan Hiçyılmaz’ın peşine düştüğü, tuhaf dediği aile unvanları Peluli’dir. Bulduğu bilgilere göre dedelerinden birinin ismi Behlül imiş. Bu isim zamanla ve mutlaka şivenin de etkisiyle Pehlül’e dönüşmüş. Kısaltılarak da Peluli şeklinde kullanılmış hep. İşte Murat Ümit Hiçyılmaz’ın, bugün karşımıza araştırmacı-tarihçi-yazar sıfatları ile çıkmasına vesile olan Peluli diye söylenegelen aile unvanları olmuş. Hiçyılmaz, Osmanlı arşivlerine girince de, şimdilik kaydıyla belirtelim, önce, Kaknüs Yayınları’ndan çıkan Rize Hemşin İlçesi Tarihi Mezar Kitabeleri, ardından da Rize-Pazar Başköy Tarihi ve Pazar Nüfus Kütüğü-1842 Pazar Sülaleleri kitapları ile çıkmış bu alandaki meraklıların karşısına.

Pazar Nüfus Kütüğü çalışması ilçeye Atina isminin verilmesi ile ilgili bilgiler de içeriyor. Pek çok araştırmacının çeşitli tezleri mevcut bu konuda. 1888 tarihli Trabzon Vilayet Salnamesi’nde ise Atina kasabası ile ilgili şu satırlar yer alıyor: “Atina kasabası kadim bir kasaba olup, putperestler zamanında oranın mabud-u müttehiz-i olan putuna (Atnas) denildiği cihetle ismi Atina kaldığı ezmine-i salifede Yunanistan prenslerinden birisi bir sefine-i mahsusa ile Karadeniz seyahatine çıktığı zaman burasını da Yunan kralının makarr-ı hükümeti olan meşhur Atina gibi şehr-i meşhur zannederek oraya yanaştığında pek yanlış olduğunu anlayınca namına tağyire çalışmış ve hatta (Atuna) veyahut (Atnus) gibi isimler verilmiş ise de hâlâ nam-ı kadimiyle yâd edilmekte bulunduğu Trabzon tarihinde mestur ve muharrerdir.”

Hiçyılmaz, Pazar ile ilgili mitolojik tarihî bilgilerin oldukça sınırlı olduğunu belirtiyor. Buna rağmen Atina bölgesinin mitolojik dönemini ifade edebilecek en doğru terimin Kolkh ismi olduğuna vurgu yapıyor. Bizans döneminde bu isim yerini Laz ismine bırakacaktır. Pazar’ın en eski isminin Odenius olduğu, ilçenin milattan önce 298’de kurulan Pontus Krallığına tabi bulunduğu bilgilerini ediniyoruz. Milattan sonra 131-132 yıllarında Kapadokya valisi olan Arrianus’un Karadeniz sahillerini dolaşıp Roma imparatoruna hazırladığı ‘Karadeniz’de Deniz Yolculuğu’ adlı rapor bölge hakkında en önemli bilgileri içermekle beraber Atina ismine de ilk defa rastladığımız eser oluyor. Ona göre Hellenlere ait bir tapınak olduğu için bu isim verilmiştir buraya. Bölge çeşitli imparatorluk ve krallıkların hâkimiyetinde kalmış. Trabzon Rum İmparatorluğu’nun 1461’de Fatih Sultan Mehmet tarafından tarihten silinmesinden sonra da Osmanlıların hâkimiyetine girmiş burası.

Osmanlı, kişi bazında değilse de devletin gelir kapısı olan kalemler bazında kayıtlara önem veren bir devletti. Atina bölgesi için arşivlerde bulunan en eski tarihli tapu tahrir defteri de Sultan II. Beyazıd döneminde, 1486 tarihli defterdir. Buna göre Atina, Trabzon sancağına bağlı, geliri 10 bin akçeye kadar olduğu için tımar verilmiş bir yerleşim yeridir. İkinci kayıt ise Yavuz Sultan Selim döneminde tutulmuş 1515 tarihli defterdir. Zaman zaman köy sayısı değişmesine rağmen derebeyleri ve tımar sahipleri muntazam kayıt altına alınmıştır.

1700’lü yıllarda Osmanlı devlet otoritesi zayıflayınca bölgedeki ayandan ve eşraftan birçok kişi güçlerini kullanarak halka zulmetmeye başladı bölgede. Sultan II. Mahmud döneminde, 1814 yılında Rize ayanı Tuzcuoğlu Memiş Ağa’nın yöredeki pek çok kişiyi etrafına toplayıp devlete isyan bayrağı açması bunlardan en öne çıkanı idi. İsyanlar tam manasıyla 1833 yılında ancak dindirilebildi. Bu tarihlerde bölgenin önde gelen derebeyi ailelerinin başında Tilataroğlu ailesi yer alıyordu. Hiçyılmaz’ın verdiği bilgilere göre Telatorzadeler, Bosna bölgesinden Atina’ya yerleştirilmiş bir yeniçeri ailesidir. Daha sonra burada tımar sahibi olup sonradan güçlenmiş ve derebeyi ailesi olmuş Telatorzadeler. Pazar’ın meşhur ve geniş ailelerinden Basa’lar da bu aileden kopmuş bir kol. Pazar’ın önemli derebeyi ailelerinden bir diğeri ise Baltalar’dır. Bunların da aslen Mısır kökenli olduklarını öğreniyoruz, Hiçyılmaz’ın çalışmalarından. Gürcistan bölgesinde iken, bir olay üzerine sürgün edilip Pazar’ın Başköy köyüne yerleştiriliyorlar. Balta ile birini öldürdüğü için bu lakapla anılan ailenin asıl unvanı ise Kamışoğlu’dur. Döneminde Pazar’ın güçlü derebeyi ailelerinden bir başkası ise Seydioğulları’dır. Hiçyılmaz, Seydioğulları’nın da Konya’nın Seydişehir ilçesinden geldiğini tespit etmiş. Hatta 1486 tarihinde, ailenin bugün bulundukları köye yerleştirildiklerine dair belgeyi de bulan Hiçyılmaz, bu belgenin bir aileye ait kolay kolay bulunamayacak bir belge olduğunu anlatıyor.

Buradan da ortaya çıkıyor ki Pazar’ın önde gelen aileleri aslında Karadenizli değil. Yüzyıllar öncesinden bölgeye getirilip yerleştirilmiş. Laz diye bilinmelerine rağmen kökenleri dünyanın başka coğrafyaları. Bugün Kürt bölgelerinde yaşayanların da başka diyarlardan oralara nakledilmediğini kim inkâr edebilir ki. Bu da gösteriyor ki aslında, günlük hayatta, karşı tavır sergilediğimiz bir ırka, milliyete pekâlâ da ait olabilirmişiz.

1880 tarihinde Trabzon Valisi Sırrı Paşa’nın hazırladığı Doğu Karadeniz bölgesinin kıdem, haysiyet, emlak ve servetçe önde gelenlerinden oluşan 236 kişilik listede Atina’dan yedi kişinin ismi yer alıyor. İlk sırada Basazade Halim Efendi, sonra Basazade Mecit Efendi, ardından Telatorzade Hasan Ağa sıralanırken üçünün de emlak ve haysiyet dereceleri birinci derece olarak belirtilmiş. Naibzade Mustafa Efendi ile Hacıibrahimefendizade Sadık Efendi ikinci, Baltazade Ali Ağa ve Seyfzade İsmail Ağa da emlakça üçüncü ise de haysiyette ikinci derecede gösteriliyor.

Pazar’da bir de Bakoğlu ailesi var. İstanbul Vali Yardımcısı Ali Bakoğlu da Bakü’den gelen, tarihi bilinen bu ailenin üyesi. Bunları da Hiçyılmaz’ın Pazar Başköy Tarihi kitabından öğreniyoruz.

Atina’dan yetişmiş başka bir aile ise bugün Ergenekon davalarından Silivri’de bulunan Prof. Dr. Mehmet Haberal. Pazar’ın, eski adıyla Haçapit köyünde dünyaya gelmiş Haberal. Köyün bugünkü ismi ise Subaşı. Haberal’ın ailesi Hemşinli Hubiyaroğlu diye bilinen, Hiçyılmaz’ın tabiri ile ‘cılız’ bir aileye mensup aslında. Murat Ümit Hiçyılmaz, Hubiyar’ın Azerbaycan’da bir yer ismi olduğunu, Anadolu’da da bu koldan gelen Azeri Türkü diye bilinen Alevi ailelerin bulunduğunu ifade ediyor: “Anadolu’ya yerleşen kolları Alevi. Buraya gelenler Hemşinlidir yani. Gittikleri yerin kültürünü benimsemişler.” Mehmet Haberal, kendisi yetiştikten sonra köyünün kalkınmasına katkı sağlayıp arkasından gelenlerin de yollarını açan kişi olmuş. O vesileyle Haçapit’ten 15’ten fazla profesör, pek çok hâkim, savcı yetişmiş Haberal’dan sonra. Tabii bu bilgiler kitapta yok.

Hiçyılmaz, İshak Güven Güvelioğlu ve Mustafa Gürdal ile beraber Rize Hemşin İlçesi Tarihi Mezar Kitabeleri çalışması da yaptığı için buradaki ileri gelen aileleri de tespit etmiş. Buna göre futbolcu Arda Turan’ın nişanlısının mensup olduğu Kobal ailesi Hemşin’in köklü ailelerinden biri; Sıçanoğlu, Gulaboğlu, Halitağalar gibi. Hiçyılmaz’ın anlatımına göre İngiltere’deki soylu aileler gibi derebeyi aileleri olan Telatarlar, Basalar, Koballar birbirleriyle kız alıp vermiş daha çok. Hatta Hiçyılmaz, günümüzde Basalar’ın bu tür evliliğin sıkıntılarını yaşadıklarını anlatıyor.

Osmanlı, 1831 yılında tüm erkeklerin kayıt edilmesi ve potansiyel asker sayısının ortaya çıkması amacıyla ilk nüfus sayımını yapmaya karar vermiş. Karar Atina’da ancak 1835 yılında uygulanabilmiş ve 1842 yılında da kayıtlar güncellenmiş. O zamanki sayıma göre Atina’da erkek nüfusu 6 bin 478. 1905 nüfus sayımında ise 7 bin 868 erkek, 8 bin 465 kadın nüfusu mevcut Atina’da. Bilindiği gibi Osmanlı nüfus kayıtlarında kişilerin yaş, fiziksel özellikleri, görünümleri, aile unvanları, meslekleri ve baba adları öne çıkan hususlar olarak ele alınmış hep. Kayıtlarda ayrıca, gurbete çıkanlar, bunların nerelere gittikleri de yazılı. O dönemde en çok tercih edilen gurbet yerleri Bafra ve Asitane yani İstanbul.

1916 yılında Dâhiliye Nezareti’nce, ülkedeki yer adlarından devletin millî hissiyatına ters düşebilecek olanların yenileri ile değiştirilmesi emri çıkarılmış. Atina’ya da Soğuksu ismi uygun görülmüş. Ancak Rus işgali sebebiyle bu emrin uygulanması cumhuriyet kurulduktan sonraya kalmış. 1928 yılında ise ilçenin Atina olan adı Pazar şeklinde değiştirilmiş.

Atina’nın, Türkiye’de yerleşmiş yanlış bir algının düzeltileceği sınır olduğunu da söyleyelim. Türkiye’de Karadenizli eşittir Laz diye yanlış bir bilgi de dolaşımdadır. Karadeniz’de doğuya doğru giderken Lazların yaşadığı yerlerin başlangıç noktası Çayeli’nden sonraki Atina, yani Pazar’dır. Lazların en yoğun yaşadığı Artvin’in Arhavi ilçesi dışındaki ikinci yerleşim yeri de burasıdır. Lazlar Atina’nın yüzde 80’ini teşkil etmektedir. Arhavi’nin ise yüzde 100’ü Laz’dır Hiçyılmaz’ın verdiği bilgilere göre.

Murat Ümit Hiçyılmaz’ın, Behlül dedesinin Peluli olan unvanının peşine düşmesinin yöre tarihine yarar sağladığına kuşkumuz yok. Zira, peş peşe çıkardığı üç kitabın ardından Ardeşen Nüfus Kütüğü yayımlanmak üzere olan Hiçyılmaz, Rize Pazar İlçesi Tarihi Mezar Kitabeleri, Serdengeçti Ağalığından Derebeyliğe: Baltazadeler-Telatorzadeler, Rize’li Serdengeçtiler, Başköy Köyü’nün Monografisi: Kültür ve Dil, Osmanlı Belgelerinde Derinsu (Zağnat) Köyü, Pehlüloğlu Ailesi Tarihi ve Rize-Pazar Tarihi çalışmalarını da ara vermeden sürdürüyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Yeni dezenformasyon yasası ve kişisel verilerin korunması kanununa göre; kişilik haklarına yönelik her türlü yayın suç teşkil ettiğinden, kurallara aykırı yorumlar onaylanmamaktadır. Lütfen bir aşağıdaki facebook yorumları bölümünü kullanınız
1 Yorum