KADİR GECESİ
“Davamız uğruna cihad edip var güçleriyle çaba sarf edenleri şüphesiz onları bize varan yollarımıza yönelteceğiz/ (hidayet ve zafer yollarımızı onlara) açacağız.
Şüphesiz Allah iyilik ve istikamet sahibi kimselerle beraberdir.”(Ankebut: 29/69)
“Herkes sabahtan (kulluk pazarına çıkar) nefsini satar; kimi onu azat, kimi de helâk eder.”(Müslim, Taharet, 1)
Ramazan kulluk pazarının son günlerine yaklaşmış bulunmaktayız. Rabbim gayretimizi kat kat arttırmayı cümlemize nasip eylesin. Birçok Müslüman son düzlükte teslim bayrağını çeker ve finiş çizgisine başarısızlıkla ulaşır. Zor işlerde çalışanlar, sıcak günlerde dışarda çalışmak durumunda olanlar ve özellikle oruca yeni başlayan gençler son günlerde “benden bu kadar” deyip oruç tutmaktan vazgeçebiliyor.
Bir nükte olarak ifade edersek, bu son düzlükte; yorgunluğun arttığı, sabrın zorlandığı, tereddütlerin fazlalaştığı ve de şeytanın tüm gayretini ortaya koyduğu bu son düzlükte Cenab-ı Hak her zaman olduğu gibi kullarının imdadına “Kadir Gecesiyle” yetişiyor. Ölümsüzlük iksirini can suyu kılıyor.
“Otuz bin gün, otuz bin geceye denk/ömre bedel” bir gecenin bahşedilmesi Müslümanda ne uyku, ne uyuşukluk, ne gaflet, ne yorgunluk bırakır. Zira Ramazan gecemize “Kur’an geliyor, Cebrail aleyhisselam geliyor, diğer melekler geliyor. Allah’tan bize binlerce selam/esenlik geliyor.”
Bugüne kadar namazımız, niyazımız, orucumuz, infakımız, sabrımız, şükrümüz, salih amellerimiz O’nun katına yükselmedeydi. “Salih ameller ona yükselir.”(Fatır: 35/10) Bu gece ise ilahi ikram ayağımıza geliyor. Yanımıza, yakınımıza, evimize geliyor. Rabbimiz dualarımızın ve ibadetlerimizin kabulü mahiyetinde “imtihan sahamıza/savaş meydanına” indiriyor kitabını ve meleklerini. Rahmet ve merhametini…
“Hiç şüphesiz Allah ihsan sahibi (Allah’ı görüyormuş gibi) kulluk edenlerle beraberdir.” Müjdeler olsun ki, Allah cc yanımızda, Cebrail aleyhisselam yanımızda, melekler, Hz. Peygamberin (sav) ruhaniyeti yanımızda. Gökler ve yeryüzü rahmetle, bereketle, huzur ve güvenle, selamla dolup taşıyor bu son düzlükte…
Kadir/kader gecesini gafletle geçirmeyelim. Hoca sorar arkadaşına, “Bu Ramazanda seni teravih namazında hiç görmedik, hep yok yazıldın kardeşim.” Cevap bir Müslümanın hali pür melalini açık ediyordu. “Denk gelmedi hocam, denk gelmedi…” Hoca ne desin, “inşallah bir gün denk gelir kardeş inşallah bir gün denk gelir.” İsteksiz, gönülsüz bir hayatta denk gelme olasılığı çok çok düşük bir ihtimal değil mi? Ne demek denk gelirse “denk getirmeli, koşmalı, yapışmalı, sımsıkı sarılmalı” değil mi?
Sosyal Medyada ilginç ama bir o kadar da ibretlik bir diyalog geçer. Emekli bir hoca ayağı kırılan, üniversiteyi kazanamayan bir gencin ziyaretine gider.
Aile bireyleri her hatalarına, “nasip, kısmet, kader, alınyazısı, olacakla öleceğe çare yok, kaderin önünden kim kaçabilmiş ki, kaderden kaçılmıyor hocam alnımıza ne yazılmışsa o” şeklinde cevaplar verince öfkeden çılgına döner ve hakikati tokat gibi yüzlerine vurur. “Allah o alnın arkasına da koca bir beyin koymuş çalıştırasınız diye değil mi?”
Elbette hayatta her konuda son sözü mutlaka Allah söyler bunda şüphe yok ancak, “O kullarının küfründen/ nankörlüğünden/kötülüğe düşmesinden asla razı olmaz fakat şükrederseniz, o zaman sizden razı olur.”(Zümer: 39/7)
Son düzlükteyiz. Ramazan kulluk imtihanının son düzlüğünde… Gayreti, çabayı arttırmalıyız. “Cehennemden azat günlerindeyiz” Efendimizin (sav) ifadesiyle. Bu yarışta güçlü rakiplerimiz var. “Allah rızası için hayatlarını seve seve feda eden, feda etmeyi bekleyen, ölümü öldüren” yiğitlerle aynı kulvardayız.
Kadir gecesini şöyle de anlamamız gerekir, doktor bize çok önemli bir ilacı reçete ediyor. “Bu ilaç bu amansız hastalığın tek ilacıdır, aksatmadan kullanmalısın” diye tembihliyor. Hasta kutudaki ilaçların tamamını bir defada içebilir mi? Bu ilacın içme saatlerine harfiyen riayet edilmesi lazım gelmez mi? Aynen bunun gibi, bu mübarek gecede “Kur’an’la inen hayat nizamı ilkelerin” hayatın her safhasına, saati saatine yansıması gerekir. Tek gecelik ibadet ancak bayrama çıkarır bizi. Son on günde aranması da buna işaret eder…
Şü mübarek günlerde bir defacık acı kendine ne olur! “Şu bir gerçek ki, Allah’ın kuşatıcı ve kurtarıcı rahmetinden yalnızca kâfirler güruhu umut keser.”(Yusuf: 12/87)
Heyhat, yolda böyle düşen uyku derdine,
Hep yolcular gider de kalır kendi kendine!
Kadir gecesini Ramazanın son on gününde, son günlerin tek gecelerinde aramamız tavsiye edilmiştir. Bu günler aynı zamanda itikâf günleridir. İbadet ve tefekkürde yoğunlaşma, tövbe istiğfarı arttırma, nefis muhasebesine çekilme günleri…
Ne mutlu Rabbinden gelen rahmet esintisine gönlünü açanlara, ne mutlu kulluk gemisini sahili selamete çıkaranlara, ne mutlu kötü gidişatını durduranlara…
YAZIYA YORUM KAT