
Rize'deki intihar vakalarının sebebi
Rize Ruh Sağlığı Merkezi Başhekimi Psikiyatr Doktor Zelkif Akgül, Rize'de her geçen yıl artan intihar vakalarını değerlendirdi.
GÖKTÜRK FIRAT
Rize Ruh Sağlığı Merkezi Başhekimi Psikiyatr Doktor Zelkif Akgül, farklı kültürler ve sosyal çevreye adapte olmaya çalışan gençlerin bunu başaramayınca bunalıma girdiğini söyledi.
Akgül, son zamanlarda psikolojik hastalıkların şiddetini artırmaya başladığını belirterek bu artışa sosyal, ekonomik ve çevresel birçok etkenin neden olduğunu söyledi. Akgül, etkenlerin başında artan beklentilerin karşılanamamasını neden gösterdi.
Son zamanlarda psikolojik rahatsızlıklarda şiddetin arttığını gördüklerini belirten Akgül, şöyle konuştu: "Geçen yıllarda orta şiddetli olan depresyonlar şiddetini artırarak insanları intihara kadar sürüklüyor. Bunun çevresel, ekonomik ve sosyal bir çok etkeni olduğu gibi en başta gelen etken ise artan beklentilerin karşılanamaması ile gelecekle ilgili duyulan belirsizlik ve kaygılar neden gösterilebilir. Son zamanlarda artan intihar vakalarına baktığımızda özellikle gençlerin ve genç kızların bu yolu seçtiğini görüyoruz. Gençlerdeki depresyonun nedenleri orantısız yaşam, kültürel farklılıklar ve hızlı değişimdir. Farklı kültürler ve sosyal çevreye adapte olmaya çalışan gençler kendilerinde önceden gerekli zemin olmadığı için başarılı olamayınca depresyona girebilmektedir."
Rize'de ruh sağlığı açısından bölgesel bir farklılık gözlendiğini belirten Akgül, şunları söyledi: "Bölgemiz insanının aktif ve girişken bir yapısı var. Bu bilindik psikolojik hastalıkların yanında bölgeye özgü farklı rahatsızlıklarla karşılaşmamıza da neden oluyor. Ancak bölgemizin hasta profiline baktığımızda son 10 yıl içerisinde hastalıklarda şiddet artışı gözlüyoruz. Hastaların genel olarak mutsuz, kaygı ve endişe içerisinde ve geleceğe dair belirsizlik içerisinde olduklarını gözlüyoruz. En kötü belirlilik belirsizlikten daha iyidir."
Akgül, Rize'de ruh sağlığına bakış açısının değişmeye başladığını belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Artık kişiler ruhsal hastalıklarının tedavisi yolunda gayret göstermeye başladı. Önceden; geleneksel yollar, bitkisel çaylar ve dinsel ritüeller tercih ediliyordu. Bu tarz tedavi yollarını seçenlerin sayısı her geçen gün azalıyor. Halkımızın kafasındaki 'deli doktoru' saplantısı artık yıkılıyor."
HABERE YORUM KAT
İNTİHARLARIN SEBEBİ hep aynıdır.Başta,İnsanın "Ne için, neden, kim için" bu Dünyada oluğunu sebebini hâlâ , "Dini ve İlmi akideler yolu ilede olsa"kavrayamadığından dolayıdır. İslâmi açıdan baktığında Bayanların sadece Kapalı,Tesettülü giyinmesi Sübyek görünüm yeterlei değildir ki Dini bilgilerle donatılmamış olsun ki.. O da hangı kaynak meseleside önemlidir. Bir Erkek düşünün ki "Moda"diye, Kadınlara benzeyen Saç (At Kuyruğu mu ne deniliyor?) Üsülü, Kulaklarında Küpe.. Bir de Kadınların, Yatak Kıyafetli, ar perdesı çatlamış halı.. bu bulanımların yer sebeplerden biridir. Yani Seviyeli bir Eğitim alması lazım İnsanların. Benim Köyümde ki Annem Okuma yazması olmasada, Örf ve Adetleri ile vermiş olduğu Eğitimi bugün Lise seviyesinde kim Okuldan geçmişlerin bir çoğunada maalesf" olmadığın, hal ve hareketlerinden anlarsınız. Anlamak kavramak için de bir şeyler bilmek lazımdır. Mesela bir Alman Futbol Kaleci, Vefaat etmiş olan, Kızının yokluğuna dayanamazda (Alman basın böyle yazmaktadır) Kızının yanı başında Ebedi uykuya yatmak için(Bugünkü Uyduruk Hritiyanlık akıdeleri böyle der, Mezarlara daha önem verilir, Ölünün burada "Ebedi bir İstirahata kavuştuğuna" inanılır. Demek istediğim, her şeyin başı Eğitimdir. İslâmı açıdan bakıldığında," Şehri ve Beşerriyyi" İyilik ve Kötülüğün, Hayrın ve Hayırsızlığının de bir Sebebi-Vesilesi olduğunu, kavrıyan her kişi, her şeyi "kendi aklının" yolu ile çözemeyeceğini bilmeli ve her işin bir Uzman elamanından bilgi ve destek almalıdır. Zaten bu Millet.. Çağdaşlı adına.. Yetişen Nesillere maalesef yeterli, Dinî ve Ahlaki Eğitimi vermedi. Başı boş kalan İnsanlar da Parazıt ağlara takılarak, bugün hâlâ Askerine, Bindiği Otobüse Püsü kuracak kadar adı ve Hayvandanda aşağı bir varlık halıne düşürülmüştür. Bir Vesile Şehitlerimize Rahmetler dilerken, Almanyada ki 3.Kuşak Evine Türkçe yerine Almancayı konuşuyor! Sen hâlâ Tükçe dilini öğretemiyorsan, bu ayıp Sana yeter. Laflarım anlayanlaradır. Tabiikidil bilmek güzel şeylerdir. Kuş Dilini dahi bilmek, anlamak isterdim. Slm.ile Münih, F.Almanya
Yanıtla (0) (0)KONYANIN KENDŞ NÜFÜSÜ 1 MİLYON BİLE DEĞİL
Yanıtla (0) (0)100.000 Öğrencinin olduğu bir şehirde en çok içki tüketilmesi de normal yiğidi öldür hakkını yeme demiş atalarimiz
kanuni 53 diyorsunki Konya Türkiyenin en çok içki alkol tüketilen yeri 1-konya arpa ve üzüm üretimindede birinci sırada (bunlar ülkemize gelir getirdiği için kuruluyor)2- Konyanın 2,5 milyon nufusu var. Has Konyalılar 500 bin konyada. Bunu bil konyayı karalama akıllı ol.
Yanıtla (0) (1)alaksı yok dındarlık la sımdıkı genclık her yerde aynı ıbadete sıra gelınce ıbadetlerını yaparlar eglenmeısnı gezıp tozmasını da bılırler ısı bu boyutlara getrmyn rıze asırı dıncı denılcek kadart dıncı degıldır herseyın yerı zamnı vardır ıbadetse ıbadet eglenmekse eglenmek gecnlık kanı kaynıyo eglenıyo ıbadetını de yapıyo ama ara da ıstısnalar da var bnu da unutmayalım HARSEYIN YERI ZAMNI VARDIR
Yanıtla (0) (0)neymiş efendim,rize çok dindarmış!!!!belli belli.konya da en dindar ama en fazla içki de orada satılır.
Yanıtla (0) (0)RİZE DE DİNDARIM HOPA DA ANTALYA DA TATİLDEYİM!!!!