
Rize'nin en aykırı beldesi
İhtilal sonrası askerler tarafından yazılan 1982 anayasasına toplu olarak red veren Rize'nin Kendirli Beldesi'nden yeni anayasa vurgusu.
1982 Anayasası'na toptan hayır oyu veren Rize'nin Kendirli Beldesi Belediye Başkanı Salih Uzun, insan haklarına ve özgürlüklere önem verecek yeni bir anayasaya istediklerini söyledi.
Başkan Uzun, CİHAN HABER AJANSI'na yaptığı açıklamada, 12 Eylül askeri yönetiminin baskısına tepki olarak Kendirli halkının 1982 Anayasasına toplu olarak hayır oyu verdiğini belirtti.
Mevcut anayasının ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunun altını çizen Uzun, insan hakları ve özgürlüklere önem verecek yeni bir anayasa yapılmasını istediklerini belirtti. Uzun, yeni bir anayasa hazırlanması durumunda gerekli incelemeleri yaptıktan sonra Kendirli halkının destek verip vermeyeceğini belirleyeceklerini vurguladı.
Başkan Uzun, mevcut anayasadan kaynaklanan sorunları gördükçe, Kendirli halkının red oyu vererek ne kadar doğru bir iş yaptığının görüldüğünü kaydetti. Uzun, Kendirli halkının siyasi konularda geleceği görme bakımından ülke genelinin 15-20 yıl önünde olduğunu ifade etti.
Rize il merkezine 27 km uzaklaktıkta sahilden 9 km içerde yer alan Kendirli, 1967 yılında belde olmuş. Belde, ilk olarak adını 1982 anayasasına toplu şekilde red oyu vermesiyle duyurmuş. Daha sonrasında ise Refah, Fazilet ve Saadet Partisi'ne verdiği destekle gündeme gelen Kendirli, geçen hafta sonunda ilk kez bir başbakan tarafından ziyaret edildi.
Kendirli halkı, beldelerini ziyaret eden Başbakan Erdoğan'a yoğun ilgi gösterdi. Başbakan Erdoğan'ın ziyaretinin beldedeki Saadet Partisi'nin gücünü kırmaya yönelik olduğu iddialarını ise Saadet Partili Belediye Başkanı Salih Uzun, parti olarak oy oranlarının yüzde 65 olduğunu ve Başbakan'ın ziyaretiyle bu oranın yüzde 80'e çıktığını öne sürdü.
Belediye Başkanı Uzun, uzun yıllar protesto edilirim korkusuyla hiçbir başbakanın beldeyi ziyaret edemediğine işaret ederek, Başbakan Erdoğan'a Kendirli halkının ellerinden gelen misafirperverliği gösterdiğini ifade etti.
Başbakan Erdoğan'ın, halka hitabında protesto edilme korkusuyla güncel siyasi konulara girmediğini öne süren Uzun, Erdoğan'ın "Takım tutar gibi parti tutmayın" şeklindeki sözlerine ise kendi parti tabanlarının takım tutar gibi parti tutmadığını ve bilinçli seçmen olduklarını belirterek cevap verdi. Uzun, Başbakan Erdoğan'ı karşılayan gençlerin de Saadet Partili gençler olduğunu ve parti olarak kendilerinin görevlendirdiklerini iddia etti.
Kendirli'de Mart ayı içerisinde yapılacak mahalli seçimlerde AK Parti ile Saadet Partili adayların yarışması bekleniyor.
HABERE YORUM KAT
1981 yıllarıydı recep tayyıb erdoğan ıstanbul il başkanliğina soyunmak uzereydıkı köyümüzü zıyarete gelmıştı.kendırli merkez camıı meydanında bır masanın etrafında toplanmış köylülerle sohbet edıyordu bende var ıdım. kararlı ve azımlı olduğünu ta o zamanda bu ülkede başbakan olüp bu halka hızmet edeceğinı söylüyordu.
Yanıtla (0) (0)kımın aklından gecerdıkı bu adam başbakan olacak yıllar sonra işte oldu
kendısını tebrık eder aynı köye bırde başbakan olarak gelıp zıyaret etmek olsa olsa sözünde durust ve kararlı recep tayyıb erdoğanın işidır selamlari
syn:başbakanımızın beldemizi ziyaret etmesi çok hoş oldu erbakan hocanın bügüne kadar kalesi olduda ne geçdi elimize beldemiz için ne yapıldı hoca için bukadar önemli bir yerse kendirliye neden hiç gelmedi başbakanken.beldemizin gelişmesini ilçe olmasını engellediler eski kafalılar varya beldemizi mahvettiler ama bu sefer bu tabu yıkılcak allahın izniyle.saadet olmasın kim olursa olsun.artık nefret ediyorum o partiden.
Yanıtla (0) (0)Saygılar
Not:Şuanki başkanımız çok efendi dürüst birisi ama maalesef birileri yönetiyor ona lafım yok yalnış anlaşılmasın:
SIRADAN OLMAK HER KİŞİNİN AYKIRI OLABİLMEK ER "RİZELİNİN" KİŞİNİN İŞİ DİR ;
Yanıtla (0) (0)Kendilerinde büyük bir sorumluluk duygusunun hâkim olduğu inancıyla yaşayanların bizim gibi sıradan insanlar (halk) üzerindeki tahakkümü neredeyse doğal bir süreç gibi işlemektedir. Çünkü sorumluluk sahibi olmanın güçle ve bu gücü güçsüzler üzerinde etkin kılmakla çok yakından bir ilgisi bulunmaktadır. Kendilerinin dışındaki herkesin(halkı) basit, sıradan, işe yaramaz olduklarını düşünmeleri ve bu düşünceyle koskoca bir hayat geçirmeyi göze alabilmeleri sanırım sadece bizim ülkede görülmeye değer cesurca bir eylemdir! Her önüne gelenin büyük bir sorumluluk duygusuyla yola çıkarak kimsenin( öğrencinin, simitçinin, ev kadınının, şoförün, öğretmenin vs.) geleceğiyle oynamaya hakkı yoktur. Ülkemiz maalesef kalkınmasını, geleceğini sorumluluk sahibi insanların omuzlarından gerçekleştirmeyi düşünmektedir. Sorumluluğunu bilen erdem sahibi insanların omuzlarından değil.
Kavramların diktatörleştirildiği ilginç bir zihin kayması yaşanmaktadır. Herkes bu durumdan kendine göre bir çıkar ortamı yaratmaya çalışmaktadır bu yüzden kimse nerede ne yaptığını ne dediğini tam olarak bilememektedir. Demokrasi, laiklik, hukuk, insan hakları vs. gibi kavramlar bu kişilerce heba edilmektedir. İnsanlık tarihinde kavramların bu kadar birbirine girdiği kavramlar kullanılarak bu kadar çıkar eksenli siyaset yapıldığı bir başka toprak parçası daha yoktur. Bu toprak parçasında yaşayan insanların ortak değerlerini savunan, onları kucaklayan, huzur, mutluluk ve refah vadeden düşünceler, kavramlar belirli bir kesimin sorumluluğu altında nasıl bu şekilde baskıcı ve dayatmacı bir şekle dönüşebiliyor doğrusu çok ilginç Hâlbuki demokrasilerde krallık bile savunulabilir, bunu çürütmek için ya cumhuriyeti ya da başka bir ideolojiyi karşı tez olarak sunmak yeterli olur. Baskıyla, korkutmayla bir yerlere varılmayacağı artık anlaşılmalıdır.
Düzenini demokrasiden, hukukun üstünlüğünden ve halkın egemenliğinden yana kuran ve bu şekilde meclisini işleten, yürüten bir ülkede bütün bunların üstünde ayrıca bir başka gücün varlığı kesinlikle kabul edilemez. Böyle bir sistemde her türlü problemin halkı temsil eden mecliste çözülmesi beklenir. Bu anlamda Anayasa Mahkemesine gönderilen 367 meselesi ve bundan böyle buna benzer meselelerin sıkça gönderilecek olma ihtimali meclisin itibarını zedelemiştir. Meclisin üstünde bir gücün varlığının hissettirilmesi mecliste fikirlerini ve ideolojilerini beğenmediğimiz bir hükümetin varlığından daha tehlikeli ve antidemokratiktir. Halk egemense eğer; görüşlerini, icraatlarını beğenmediği bir hükümeti iradesini kullanarak saf dışı bırakabilir.
Tavrını hukuktan, özgürlükten, demokrasiden, ahlaktan ve erdemden yana koyanların bu ve buna benzer engelleme süreçlerini asla tasvip etmeyecekleri bilinen bir gerçektir. TEMENNİM ODURKİ BU NECİP MİLLETTE AYKIRI DÜŞÜNCELERİYLE RİZELİNİN 30 YIL ÖNCE GÖRDÜĞÜNÜ GÖRÜP SİVİL ANAYASANIN HAZIRLANMASINDA DAHA ETKİN ROL OLABİLMESİDİR.
ben şuna inanıyorum okadar büyük beldeler varki niye kendirliye oy için gitsin bence oraya davet edildiği için gitmiştir. ayrıca oy içinde olsa bir başbakanın kendirliye gitmesi bir devrimdir bugün kendirliyi tüm türkiye tanımıştır
Yanıtla (0) (0)Kendirlililer her zaman görevlerini en iyi bir şekilde yerine getirirler,oy-larının istikameti de hiç değişmedi.Milli Görüş onların karekteridir.Selamlar...
Yanıtla (0) (0)