1. HABERLER

  2. YURT VE DÜNYA

  3. Sağcı-solcu aynı kurşunla öldü!
Sağcı-solcu aynı kurşunla öldü!

Sağcı-solcu aynı kurşunla öldü!

12 Eylül darbesine giden yolda önemli bir kilometre taşı olan kanlı olayların canlı şahitlerinden Avukat Sadık Eral, yaşadıklarını anlattı.

A+A-

57 kişinin hayatını kaybettiği 'Çorum olayları'nın üzerinden 30 yıl geçti. 12 Eylül darbesine giden yolda önemli bir kilometre taşı olan kanlı olayların canlı şahitlerinden Avukat Sadık Eral, olaylar öncesinde dışarıdan otobüslerle yabancı kişilerin geldiğini ve insanları kışkırttığını söylüyor. Eral, halen aydınlatılamayan olaylarda sağcı ve solcuların aynı silahtan çıkan kurşunlarla öldürüldüğünü belirtiyor.

1980 yılının Mayıs aylarında başlayarak 4 Temmuz'da mezhep çatışmalarıyla zirveye tırmanan Çorum olaylarında resmi rakamlara göre 57 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. 12 Eylül darbesine giden yolda önemli bir kilometre taşı olan kanlı olaylar yakın tarihteki birçok olay gibi aydınlatılamadı. Yaşananların canlı şahitlerinden Avukat Sadık Eral, olaylar öncesinde dışarıdan otobüslerle yabancı kişilerin geldiğini ve vatandaşları kışkırttığını belirtiyor. Sağcıların da solcuların da aynı silahtan çıkan kurşunlarla öldürüldüğünü kaydeden Eral, "Olaylar 2 Temmuz'da gerçekleşti. 1 Temmuz Kenan Evren'in darbe yapmaya karar verdik dediği tarihtir. Bu günün akşamı olaylar başladı." diyor.

Çorum olayları sırasında kendisi de ağır yaralanan Avukat Sadık Eral, planlı provokasyonlarla bir arada yaşayan Alevilerin-Sünnilerin birbirine kırdırıldığının altını çiziyor. "Çorum olaylarında dışarıdan otobüslerle militanlar getirildi. Bunların kim olduğu belli değil. Olaylardan önce ve olaylar sırasında sürekli olarak dışarıdan gelenler oldu. Tanımıyoruz biz bunları." diyen Eral, halkın "Alaattin Camii bombalandı" söylentisiyle kışkırtıldığını vurguluyor. Maraş olaylarında da "Ulu Cami'de cemaate saldırıldı" propagandasının yapıldığını hatırlatıyor.

Eral, olaylarda devletin resmî güçlerinin de ciddi olarak taraf tuttuğunu öne sürüyor. O dönemde devletin bazı elemanlarının vatandaşa silah ve mermi dağıttığını savunan Avukat Eral, 3 güvenlik görevlisinin Alevi vatandaşı öldürmekten dolayı yargılandığını anlatıyor. Katliamın asıl faillerinin dışardan geldiğini vurgulayan Eral, "Çorum, Alevi'siyle, Sünnis'iyle bu olayların mağdurudur. Bizim kendi aramızda var olan zenginliklerimizi birbirimize karşı kışkırtarak toplumun pusulasını bozmaya çalıştılar." şeklinde konuşuyor.

Avukat Sadık Eral, otopsi raporlarında hem Alevi hem Sünni mahallesinde mermilerin aynı silahlardan çıktığının tespit edildiğini de ifade ediyor. Söz konusu raporların, Çorum olaylarında Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde bulunan Ertem Türkerde bulunduğunu ifade ediyor. Eral günümüzde yaşanan provokasyonlara da değinerek "Tüm bu provokasyonların inadına Alevi-Sünni kardeşliğini sürdüreceğiz." diyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Yeni dezenformasyon yasası ve kişisel verilerin korunması kanununa göre; kişilik haklarına yönelik her türlü yayın suç teşkil ettiğinden, kurallara aykırı yorumlar onaylanmamaktadır. Lütfen bir aşağıdaki facebook yorumları bölümünü kullanınız
3 Yorum
  • elvan ünal / 16 Eylül 2010 Perşembe 01:15

    Sadık Bey geçte olsa bunların tespitini yapıp en azından biz gençlere geçmişin karanlık noktalarını aydınlatarak geleceğe de örnek olmsaı konusundaki hassasiyetinden dolayı teşekür ederim.

    Yanıtla (0) (0)
  • yuceltanay / 04 Temmuz 2010 Pazar 15:59

    Geçmişte ülkeyi sol, sağ diye kamplara bölenler,ülkede bir iç savaşa neden oldular. aynı ülkenin insanlarını solcu, sağcı diye bir birbirine kırdırdılar. aynı güçler yine devrede bugün ise sağ sol çatışması yerine Türk-kürt çatışması çıkartılıp. etnik şidet kışkırtılmak istteniyor.Ülkemizi Karıştırmak istiyen Dış güçler ve onların yerli işbirlikçileri rahat durmayıp. teröre çözüm adı altında pkk terör örgütüyle masaya oturmayi ve Federasyonu savunuyorlar. Ne yaziki, Pkk ile masaya oturmayi savunan gazeteciler hükümete yakın ,iktidardan nemalan kimselerdir. Bunların başını Nazli ılıcak ve Mustafa karaalioğlu çekiyor. pervasızca çözüm adı altında terör örgütüyle masaya oturmayi savunanlar şunu unutmasınlar. Türk tarihinde Ali kemalların sonu çok hazindir. Bu ülke onların Babalarının çifliği değil uğruna kan dökülmüş. Türk milleti adına konuşamazlar.

    Yanıtla (0) (0)
  • Temel YAŞAR( TES Şube Bşk) / 04 Temmuz 2010 Pazar 12:08

    Av.Sadık ERAL i tanımıyorum.Kaç yaşında olduğunuda bilmiyorum.12 Elul ihtilalını bizzat yaşayan bir vatandaş olarak Sadık ERAL ın bu anlattıkları ıhtılalın hemen akabınde zaten tespit etmişler idi.Bizler aynı sılahtan çıkan mermilerle hem ülkücülerin hem solcuların öldürülmüş olduğunu biliyorduk.Manısa Demirci ilçesinde bir günde aynı sılahtan çıkan mermilerin bir saat aralıkla hem ülküçü bir esnaf,hemde sol görüşlü bir esnaf katledilmiştir.Bu tespit 12 Eylul öncesi yapılmıştır.Sayın Avukat nerden esinlenerek bu açıklamayı yapmak zorunda kalmıştır.Aradan yıllar geçti bizim yıllar önce tespit ettiklerimizi şimdimi bulabılmişler.Evet geç kalınmış bir açıklama.Tespiti yıllar önce apılmıştı.

    Yanıtla (0) (0)