Gazeteci Orhan Can, 'Yakışır' başlıklı makalesinde Başbakan Erdoğan'ın isminin Rize Üniversitesi'ne verilmesi kararıyla ilgili ortaya çıkan tartışmalara yeni bir bakış açısı getirecek değerlendirmelerde bulundu.
İşte can'ın o makalesi:
Rize Üniversitesi Senatosu’nun talebi YÖK tarından kabul edildi ve üniversitenin adı Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi oldu. Yakışır!
Ne var ki daha çok CHP olmak üzere bu karardan hoşlanmayanlar da oldu ve bir çeşit eleştirilerde bulundular.
Ki, her iki tarafa da hak vermek gerek; üniversite senatosu vefasını gösterdi ve bu öneriyi sundu.
CHP ise haliyle siyaseten bu kararı benimsemedi ve bir takım eleştirilerde bulundular.
Hani “Su üstünde yazı yazsan tutar mı” demişti ya Barış Manço. Sanki onun gibi bir şey.
Şöyle biraz ilerilere gidecek olursak, Mesut Yılmaz’ın Rize’ye iki fakülte kazandırdığını görmek mümkün. Tabii KTÜ’ye bağlı olarak.
Ona bakacak olursak, Trabzon’un çok istemesine rağmen İlahiyat fakültesini ve ilaveten Su Ürünleri fakültesini de aynı statü ile Köksal Toptan Rize’ye kazandırdı.
Ne var ki bunların hiçbirini Rize Üniversitesinin temeli olarak kabul etmek mümkün değil.
Bir isme ihtiyacımız vardı ve Mesut Yılmaz üç kez başbakan olmasına rağmen bu ismi Rize’ye kazandıramadı.
Şimdi ise bir fakülteye de Mesut Yılmaz’ın ismi verilmek isteniyor.
Neden olmasın.
Ama bu arada Köksal Toptan’ın ismi de unutulmamalıdır.
Recep Tayyip Erdoğan ismini dünya tanıyor. Bu ismin Rize Üniversitesine verilmesi demek, bu üniversitenin de dünyaca tanınmasına vesile olacak demektir.
Ki, gerek öğretim görevlileri ve gerekse müfredatıyla bunu kabul ettirmesi gerekir.
Sayın Erdoğan’ın en büyük hizmeti üniversite vermekle kalmayıp Rize’ye bir Tıp Fakültesi kazandırması olmuştur.
Dolayısıyla bugüne kadar hayal olan anjiyo ve bununla birlikte by-pas ameliyatları bugün Araştırma Hastanesinde başarıyla yapılmaktadır.
Sadece bu hizmeti yeter de artar bile. İsminin üniversiteye verilmesi çok mu? Hani imkân olsa da diğer hizmetlere de bu ismi versek diyoruz.
Bir Rizeli olarak bugün başımız dik olarak dolaşabiliyorsak bunu Recep Tayyip Erdoğan ismine borçluyuz. Biz bunu biliyoruz da, bilmeyenler de duysun istiyoruz.
Arkadaşların bir kısmı bana devamlı AK Partinin eksilerinden söz ediyorlar.
Oysa ben dört başı mamur bir partidir demedim.
Kaldı ki, bu kelimeyi Recep Tayyip Erdoğan için de kullanmadım.
Ben sadece diyorum ki, varsa Recep Tayyip Erdoğan ismine yaklaşan bir isim, getirin onu destekleyelim.
Onlar da bunu kabul ediyor ama siyaset işte. Eleştirmekten de geri kalmıyorlar. Dedik ya, “Su üstünde yazı yazsan tutar mı” Tutmaz elbet!
Hani derler ya, uzun lafın kısası. Biz de öyle diyerek devam ediyor ve diyoruz ki…
“Rize Üniversitesi Senatosu’nun bu talebini takdirle karşılıyor ve halkımız adına kendilerine teşekkür ediyoruz.”