1. YAZARLAR

  2. Hızır TONYALI

  3. Su kaynaklarımız ne kadar güvenli?
Hızır TONYALI

Hızır TONYALI

Yazarın Tüm Yazıları >

Su kaynaklarımız ne kadar güvenli?

A+A-

Geçtiğimiz gün 3-4 saat içerisinde Pazar Kaçkar Hastanesi aciline 700’ün üzerinde ishal, kusma vakası geldi.
Acil tıkandı; çoğunluğu çocuk ve yaşlılardan oluşan hastalar, dâhiliye servisine alındı.
Sağlık Bakanlığına gönderilen su numuneleri incelendiğinde Pazar'da sularda norovirüs tespit edildi!
Bizzat Sağlık İl Müdürü açıkladı…
Bu sıradan bir su sıkıntısı olarak geçiştirilebilir; her zaman yaşadıklarımızdan yani…

PEKİ YA ÖYLE DEĞİLSE?

Ben komplo teorisyeni değilim.
Bu ülkede 15 Temmuz’dan 5 gün önce, darbe olabileceğini söylediğimde gülüp geçen bazı arkadaşlar, 15 Temmuz günü gözüme şaşkın şaşkın bakıyordular!
Oturduğu dalı kesen adama, Nasrettin Hoca, “Kesme yere düşeceksin” derken aslında çok da büyük bir tespit yapmamıştı.
Oturduğun dalı kesersen düşersin!

“Dalı sıkı tutuyorum, bir şey olmaz” diyen adam, oturduğu dalı ne kadar sıkı tutarsa tutsun, kestiği yer, dalın köküyse yere düşer!
Onun yere düşeceğini bilmek için Nasrettin Hoca veya filozof olmaya da gerek yok.
Kral çıplak diyen çocuğun basit, berrak bakışını yakalayabilen herkes bunu görebilir.
Bu ülkede adım adım darbeye gidildiğini görmemekti asıl körlük!

O gece yaşananlardan kimsenin ders çıkardığını zannetmiyorum.

3-5 gün arabesk bir "birlik beraberlik" filminin ardından fişimizi çektiler ve yeniden eski kavgalı günlerimize geri döndürüldük maalesef…
Şimdi, kaldığı yerden içinde olduğumuz gemiyi bize deldirmeye devam ediyorlar!
Modern zamanlar diye yutturulan şu asrın bile biz, maalesef çok gerisindeyiz çok...
Allah sonumuzu hayreylesin…

MİLAT NEDEN YAYINDAN KALDIRILDI?

Şimdi aynı konu çerçevesinde, başka bir tarafa geçelim
TRT’de Milat adlı iddialı bir dizi yayına konulmuştu geçen yıl.
Dizide Milli İstihbarat çalışmaları işleniyordu.
Dizinin ilk 4,5 dakikasını buradan yayınlıyorum...
4-5 dakika ayırıp ​Lütfen izleyelim

Bu dizinin TRT’de FETÖ yapılanması üst düzeyde iken 10. bölümün sonunda yayından kaldırıldığını özellikle belirtmek istiyorum.

SU KAYNAKLARINA VİRÜS BULAŞTIRMA PLANI!

Dizinin ilk saniyelerinde, MİT elemanı Zürih’te gizli bir toplantıya gidiyor.
7-8 şehirde aynı anda bir virüsü şebeke sularına katma iddiası olan hain rolündeki MİT elemanının burada yaşadığı diyalogun iyi izlenmesi gerekiyor.

Büyük harflerle yazıyorum; BÖYLE BİR SENARYO KİMİN AKLINA GELMİŞ? NİYE GELMİŞ?

Ve en önemlisi, dizi sezon finali diye 10. bölümde neden sonlandırıldı ve o finalden sonra da yeni sezonda neden ekranlara gelemedi?

Bu deli sorular, aklımı kemirdi durdu;
Türkiye’nin birçok kentinde eş zamanlı olarak kitlesel su kaynaklı zehirlenmeler neyin nesi oluyor?Darbe öncesi Kayseri’de f16’lar ses duvarını aşan alçak uçuş tatbikatları yapmıştı.
Ve yine tüm Türkiye’de aynı anda elektrik kesintileri meydana gelmişti.
O dakikalarda kafamda hep ‘Birileri bir şeyleri mi test ediyor?’ sorusu çaktı durdu…
Nitekim 15 Temmuz bizi yanıltmadı!

Bu ülkede kendi silahlı kuvvetlerimizin F16 uçakları skorsky helikopterleri ve kendi askerimizle bombalandıysak; yok artık diyebileceğimiz hiçbir saldırıyı göz ardı edemeyiz.

Buradan SORUYORUM;
Su kaynaklarımızın güvenlik seviyesi nedir?
Uluslararası veya ulusal normlara ne kadar uygundur?
Su kaynaklarımıza atılabilecek bir virüs, siyanür veya ben işin teknik boyutunu bilemem; kitlesel yıkıma neden olabilecek bir madde ile gerçekleştirilebilecek saldırı ihtimallerine karşı ne kadar tedbirliyiz?

Dün gece Pazar'da sabaha kadar musluklardan çamur aktı.
Sebebini sorduğumuzda aldığımız cevap, “Birisi orada (suyun kaynağı Tomaslı'da) iş makinesiyle habersiz kazı yaptı” şeklindedir.

Bu kadar insanın hayat kaynağı olan suyun kaynağı nasıl bu kadar sahipsiz kalabilir?

Kaymakamlık tarafından soruşturma başlatılacağı duyumunu aldım…

Yeterli değildir…

Gerekli tedbirlerin ivedilikle alınması, o bölgenin mutlaka giriş çıkışlara kapatılması ve uluslararası normlar ne diyorsa o anlamda güvenli hale getirilmesi gerekir.

Yoksa; kimse komplo teorisi demesin ama 15 Temmuz gecesi büyük bir kahramanlıkla bu ülkeyi teröristlere teslim etmeyen bu halkı, yarın hastanede serumlara bağladıklarında iş işten geçmiş olur…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Yeni dezenformasyon yasası ve kişisel verilerin korunması kanununa göre; kişilik haklarına yönelik her türlü yayın suç teşkil ettiğinden, kurallara aykırı yorumlar onaylanmamaktadır. Lütfen bir aşağıdaki facebook yorumları bölümünü kullanınız
10 Yorum
  • Karadalan / 09 Eylül 2016 20:57

    Biz derken kimse bakmıyordu,tinlamiyordu. Yıllardır diyoruz her yağmurda herkes hasta oluyor. Ama yapılan açıklama, havadan dır.deyip geçilmiyordu. Belediye bi su veriyordu o da mikroplu .e başka ne iş yapalarki.zatem sokakları da ç.hemsin belediyesi araçları temizliyor

    Yanıtla (2) (0)
  • KENAN / 09 Eylül 2016 20:04

    Su kaynaklarından sorumlu kim ise hesabını o verir. Tabi yapılacak bir saldırıda insanlar sağ kalırsa

    Yanıtla (2) (0)
  • İnternet Sakini / 09 Eylül 2016 00:13

    Su kaynaklarımızın ne kadar güvenli olduğu sorusuna verilebilecek cevaplar bir makale ile geçiştirilemeyecek kadar önemlidir. Avrupa ülkeleri ve biz noktasında konuya yaklaşacak olursak çok daha büyük bir uçurum çıkar ortaya. Ama yine de makalede ele alınan konu ve kurulan bağlantıları keyif alarak okudum. Farklı açılardan düşündüm ve farklı dünyalarda gezindim. Bu anlamda diğer okurlara da farklı pencereler açtırdığı inancıyla sayın yazarı tebrik ederim

    Yanıtla (4) (0)
  • Şenol Bayram / 08 Eylül 2016 17:44

    Bu filmi ben de izliyordum zevkle. Yayından kaldırılması tesadüf olamaz. İyi bir izleyici kitlesi yakalamıştı ve kadrosu da müthişti. Sayın yazarı tebrik ediyorum o başlangıç sahnesini unutmamış olması ve bugün su kaynaklarında yaşanan olaylarla kurduğu bağlantı gerçekten övgüye değer. Gerisi etkili ve tekili kurumlardaki vatansever idarecilerimizin sorumluluğundadır

    Yanıtla (4) (0)
  • Kolaycı / 08 Eylül 2016 14:33

    Son zamanlarda sorunlardan kaçıp kurtulmanın en iyi yolu Feto ilişkisi deyip işten savuşmak haline geldi. Başımıza yıldırım dahi düşse feto parmağı var diyecek duruma geldik. Değerli editörün en son cümlesi olan ''bu kadar insanın hayat kaynağı olan su nasıl böyle sahipsiz bırakılabilir '' sözüne katılmamak elde değil. O alanda gerekirse nöbet tutulup o alanın koruma altına alınması gerekir.

    Yanıtla (2) (4)